Hemen her baterist birilerini taklit ederek başlar. Ustaların ortak görüşü, bunun bir sorun değil zorunlu bir aşama olduğu yönündedir.
Sorun, o aşamada kalındığında başlar.
Taklidin öğretici tarafı şudur: bir icracının ne yaptığını çalabilmek, ne düşündüğünü anlamayı sağlar. Bir figürü kendi elinizde kurduğunuzda, o figürün neden orada olduğu da görünür hale gelir.
Bu yüzden transkripsiyon, yani bir kaydı kulakla çözüp çalmak, en verimli çalışmalardan biridir.
Geçiş noktası ise şudur: aynı figürü farklı bir bağlama taşıyabiliyor musunuz?
Bir funk kaydından alınan bir ghost note dizisini bir ballad'da kullanabilmek, o figürün artık taklit değil dağarcık olduğunu gösterir. Kopya bağlamıyla birlikte taşınır; dağarcık taşınabilir.
İkinci ölçüt tercihtir. Birden çok seçenek arasından bilinçli seçim yapabiliyorsanız, kendi sesinizi kurmaya başlamışsınız demektir.
Derslerimizde transkripsiyon çalışmaları belirli bir seviyeden sonra düzenli olarak verilir.