Ustaların önerileri arasında beklenmedik biçimde sık geçen bir madde vardır: dinlemeye ayrılan zaman, çalmaya ayrılan zaman kadar önemlidir.
Bunun somut bir karşılığı var.
Bir bateristin ne çalacağını belirleyen şey, elinin kapasitesinden çok kafasındaki dağarcıktır. Duymadığınız bir figürü çalmayı düşünmezsiniz. Dağarcık dinleyerek genişler.
İkinci karşılığı zaman duygusudur. Bir türün nasıl hissedildiği, tarif edilerek değil duyularak öğrenilir. Reggae'nin geriye yaslanması ya da bir funk kaydının ilerlemesi, kayıtlar dinlenmeden içselleşmez.
Ama dinlemenin de yöntemi var.
Arka planda çalan müzik bu işi görmez. Verimli dinleme, tek bir enstrümanı takip ederek yapılır: bir parça boyunca yalnızca hi-hat'i, sonra yalnızca bas davulu izlemek.
Aynı parçanın farklı icralarını karşılaştırmak da güçlü bir yöntemdir. İki davulcunun aynı şarkıda ne yaptığını ayırt edebilmek, kendi tercihlerinizi de görünür kılar.
Derslerimizde her döneme kursiyerin seviyesine uygun bir dinleme listesi eşlik eder.