Melodik çalgılarda nota yazımı yüzyıllardır ortaktır. Davulda ise durum uzun süre böyle değildi.
Sorun kaynağında: davulun belirli bir perdesi yoktur.
Portede hangi çizginin trampeti, hangi boşluğun tomu göstereceği doğal olarak belli değildir. Her yayıncı ve her eğitmen kendi düzenini kullandı. Sonuç, aynı figürün farklı kaynaklarda farklı görünmesiydi.
Bu, öğrenmeyi doğrudan zorlaştırıyordu.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında perküsyon eğitimi kurumsallaştıkça ortak bir yazım ihtiyacı belirginleşti. Meslek örgütleri ve eğitim kurumları üzerinden yaygın kabul gören bir düzen oluştu.
Bugün genel kabul şudur: bas davul en alt boşlukta, trampet orta boşlukta, ziller çarpı başlı notalarla, tomlar aradaki çizgi ve boşluklarda gösterilir.
Yine de tam bir birlik yoktur.
Farklı yayınlarda küçük farklar sürer; bu yüzden bir kitaba başlarken ilk sayfadaki yazım anahtarını okumak alışkanlık haline getirilmelidir.
Kursiyer açısından buradan çıkan pratik sonuç şudur: notayı okumak, sembolleri ezberlemek değil, o kaynağın anahtarını çözmektir.
Derslerimizde okuma çalışmalarına her zaman yazım anahtarının okunmasıyla başlanır.