Brezilyalı perküsyoncu Naná Vasconcelos, berimbau başta olmak üzere geleneksel çalgıları caz ve doğaçlama müziğin içine taşıdı. Pat Metheny, Egberto Gismonti ve Don Cherry ile yaptığı kayıtlar, bu aktarımın en bilinen örnekleridir.
Berimbau, capoeira geleneğinden gelen tek telli bir yaydır ve sınırlı sayıda perde üretir. Vasconcelos’un yaptığı, bu sınırlılığı bir eksiklik değil bir karakter olarak kullanmaktır; tekrar eden kısa bir figür, uzun bir bölümün tamamını taşır.
Çalışında ses, ritmin yanında bağımsız bir malzemedir. Vokal, el sesleri ve çevresel tınılar, ritmik katmanlarla aynı düzlemde kullanılır. Perküsyon burada zaman tutan bir işlev değil, parçanın dokusunu kuran bir renk kaynağıdır.
Bu yaklaşım davul setine de yansır. Setin yanına eklenen küçük perküsyon renkleri, kalıbı değiştirmeden bölümler arasında fark yaratmanın en ekonomik yoludur.
Vasconcelos’un ECM kayıtlarındaki çalışması, bu dilin oda müziği ölçeğinde nasıl durduğunu gösterir. Geniş boşluklar, uzun sönümler ve tek bir sesin uzun süre taşınması; gürlük düştükçe tınının kendisi anlatının merkezine geçer.
Derslerimizde sete eklenecek perküsyon seçimi kursiyerin çaldığı müziğe göre belirlenir; tek bir çan ya da tef, çoğu zaman yeni bir tom’dan daha kullanışlıdır.