Kursiyerlerin çoğu hızlı tempoları zor sanır. Oysa yavaş tempoda çalmak çoğu zaman daha zordur.
Nedeni matematikseldir: vuruşlar arasındaki mesafe uzadıkça, sapmaların oranı da büyür.
Dakikada yüz altmış vuruşta on milisaniyelik bir gecikme fark edilmez. Dakikada altmış vuruşta aynı gecikme açıkça duyulur.
Bu yüzden yavaş tempo, iç zamanın en dürüst sınavıdır.
İkinci zorluk doldurma dürtüsüdür. Boşluk uzadıkça icracı araya bir şeyler koymak ister; sonuç, ballad'ın karakterini bozan kalabalık bir doku olur.
Çözümün ilk adımı alt bölünmeyi içten saymaktır. Dörtlük vuruşlar arasında sekizlik ya da on altılık bir sayım sürdürmek, boşluğu ölçülebilir hale getirir.
İkinci adım tını tercihidir. Yavaş tempoda uzun rezonanslı ziller ve açık bir davul sesi, boşluğu doldurmadan doldurur.
Üçüncü adım dinamiktir. Ballad'da en yüksek nokta bile diğer türlerin orta seviyesindedir; bu aralığa alışmak ayrı bir çalışmadır.
Derslerimizde yavaş tempo çalışmaları düzenli programın parçasıdır.