Türkiye kökenli perküsyon geleneğinin uluslararası caz ve dünya müziği ortamına açılmasında Okay Temiz'in özel bir yeri vardır.
Türkiye'de başlayan müzik yolculuğunu İskandinavya'ya taşıması, iki farklı geleneğin uzun süreli bir karşılaşmasını mümkün kıldı.
Onun çalışında davul seti, geleneksel Anadolu vurmalılarıyla birlikte kullanılır. Darbuka, davul ve çeşitli yerel çalgılar caz bağlamındaki bir sete eklenerek yeni bir palet oluşturur.
Bu birleşim, bir enstrümanın kültürel sınırının olmadığını gösterir.
Aksak usuller de bu dilin merkezindedir. Dokuz sekizlik ve yedi sekizlik gibi ölçülerin caz doğaçlamasıyla birleşmesi, hem yerel hem uluslararası dinleyici için tanıdık olmayan bir zemin üretir.
Bu yabancılık üretkenliğin kaynağı haline gelir.
Kendi çalgılarını tasarlaması ve üretmesi, arayışın bir başka boyutudur. Hazır enstrüman dağarcığının yetmediği yerde yeni bir ses aracı üretmek, geleneksel zanaat ile çağdaş müzik arasında doğrudan bir bağ kurar.
Bu miras, Türkiye'de yetişen bir kursiyer için özel bir anlam taşır. Kendi kültürel birikimini uluslararası bir müzik diline taşımanın mümkün olduğu, somut bir örnekle görünür hale gelir.
Derslerimizde kursiyerler yerel usulleri davul setine aktarma çalışmaları yapar.