Chris Dave, D’Angelo, Robert Glasper ve Adele gibi birbirinden farklı isimlerle çalışmış, çağdaş R&B ve caz davulculuğunun en çok taklit edilen seslerinden biridir. Çalışının ayırt edici yanı, vuruşların ölçüye göre bilinçli olarak kaydırılmasıdır.
Bu kaydırma rastgele değildir. Trampet beklenen yerin biraz gerisine, hi-hat ise bazen biraz önüne yerleşir; aradaki gerilim, kalıbın sendelediği ama düşmediği bir his üretir. D’Angelo’nun "Voodoo" albümüyle yaygınlaşan bu anlayış, sonraki yirmi yılın R&B dokusunu belirlemiştir.
Dave’in set düzeni de bu estetiği destekler. Sönümlenmiş deriler, alışılmadık zil seçimleri ve bazen kasıtlı olarak gevşek bırakılan bağlantılar, tınıyı temiz olmaktan uzaklaştırır; aranan şey kusursuzluk değil karakterdir.
Bu dilin öğrenilmesindeki en büyük risk, kaydırmayı zaman kaybıyla karıştırmaktır. Ayırt edici ölçüt basittir: nabız sabit kalıyorsa tercih, kayıyorsa hatadır.
Bu estetiğin kaynağında hip-hop üretimi vardır. Örneklenmiş döngülerde vuruşlar ızgaraya tam oturmaz; Dave bu "kusuru" canlı icrada bilinçli olarak yeniden üretir. Kaynağı bilmek, tercihin rastgele olmadığını gösterir.
Derslerimizde bu konu ancak sabit zaman kurulduktan sonra açılır; kursiyer metronomla çalarken kasıtlı kaydırmayı deneyip kaydını dinleyerek farkı görür.