Alman davulcu Anika Nilles, kendi besteleri ve bu bestelerin video kayıtlarıyla tanındı. Geleneksel yolun dışında, doğrudan yayımlanan içerikle oluşan bir kitle, son on beş yılda davulculuk alanında yaygınlaşan bir modeldir.
Nilles’in müzikal dili, çağdaş fusion ile groove temelli yaklaşımın birleşimidir. Karma ölçüler ve alışılmadık gruplamalar kullanılır ama parçalar teknik gösteri olarak değil, baştan sona kurgulanmış müzik olarak dinlenir. Davul, bestenin merkezindedir.
Bu modelin getirdiği bir değişiklik de eğitimle ilgilidir. İcracılar aynı zamanda kendi malzemelerini öğretir; çevrimiçi kurslar ve nota yayınları, bir dönem yalnız kitaplarla aktarılan bilgiyi doğrudan erişilebilir hâle getirmiştir.
Görünürlük açısından da kuşak farkı belirgindir. Bugün davul setinin arkasında yer alan icracıların çeşitliliği, önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak ölçüde artmıştır; bu, alanın kendini yenilemesinin göstergelerinden biridir.
Derslerimizde ileri seviye kursiyerler kendi kısa parçalarını yazmaya teşvik edilir; bir kalıbı beste hâline getirmek, o kalıbı gerçekten anlamanın en hızlı yoludur.